Mustafa Kemal Atatürk

EĞİTİM DANIŞMANIMIZ

Selahaddin Öğülmüş

EĞİTİMİN BİR ANLAMI OLMALI

Toplumsal yasamın artan bir hızla karmaşıklaşması günümüzde insanın uyum sağlama kapasitesini zorlamaya başladı. Özellikle bilgi ve iletişim teknolojilerinden yararlanma konusunda başkasından yardım almadan yaşamını sürdürebilenler azınlıkta kalıyorlar. Her geçen gün, yaşamı sürdürebilmek için daha çok ve çeşitli bilgi ve beceriye sahip olmamız gerekiyor. Üstelik 10-15 yıl sonrasının ne getireceğini de bilmiyoruz. Dolayısıyla bugünün çocuklarını gelecek için nasıl hazırlamamız gerektiği, onlara hangi bilgi ve becerileri kazandırmamız gerektiği konusundaki belirsizlik devam ediyor.

Bu durumda biz yetişkinler çocuklarımızı hem bugün için geçerli olan hem de gelecekte çocuklarımızın işine yarayacak kadar doğurgan ve esnek bilgi ve becerilerle yetiştirmeliyiz. Bu hedef doğrultusunda, ANLAM OKULLARI olarak eğitim-öğretim anlayışımızı belirleyen ilkeleri sizinle paylaşmak istiyoruz:

1. Akademik başarı ve kişisel gelişim, bir bütünün birbirini tamamlayan iki bileşenidir. Her bireyin kişiliği, akademik gelişimi ve sosyal-duygusal gelişimi ile kendine özgü bir bütündür. Akademik başarısı düşük bir öğrenci sosyal-duygusal açıdan yeterince gelişemeyeceği gibi, sosyal duygusal açıdan geride kalan bir öğrencinin de akademik gelişimi hep eksik kalacaktır.

2. Kişinin kendini tanıması esastır. Üstün ve zayıf yanlarıyla kendini tanıyan kişiler kendileri için en uygun seçenekleri tercih edebilirler. Bu da severek çalışmalarına, başarıya ve en önemlisi de bireyin kendine yabancılaşmamasına zemin hazırlar.

3. Merak duygusu ve yeterli olma (ustalaşma) ihtiyacı, kişiyi “öğrenmek üzere” harekete geçirir. İnsanın yaşadığı doğal ve sosyal çevreyi tanıma ve onu kontrol etme isteğinin dışa vurumu olan merak duygusu, her bireyi öğrenmek üzere harekete geçirme potansiyeline sahip olan en büyük güçtür.

4. İnsan, aktif bir varlıktır. Yaşadığımız olumlu ve olumsuz olayların nedeni bizim dışımızda ve kontrol edemeyeceğimiz güçler değildir. Bir şey yapmak ya da yapmamak çoğu zaman bizim özgür irademizle yaptığımız seçimimizdir. Yapmayı ya da yapmamayı tercih ettiğimiz şeylerden de öncelikle kendimiz sorumluyuz. Biz insanlar, rüzgârın önünde savrulan edilgen bir yaprak değil; nasıl bir insan olmak istediğine katkıda bulunabilen yegâne varlıklarız.

5. Üretmek en önemli değerlerimizden biridir. Kendimizin olduğu kadar başkalarının da ihtiyaçlarını karşılayacak mal veya hizmet üretmek, hayatımıza anlam katar. Bunun için de eğitim süreci içerisinde her bireyin kendine en uygun alanda “üretici olabilme” potansiyelini fark etmek ve geliştirmek gerektiğini düşünüyoruz.

6. BEN’im kim olduğum, BİZ’im kim olduğumuza bağlıdır. Birey olarak kim olduğumuz ve nasıl bir hayat sürdüreceğimiz, içinde yaşadığımız ve bir parçası olduğumuz toplumdan bağımsız düşünülemez. Toplumun refahı son hesapta tek tek her bir bireyin yararınadır. Birlikte yaşadığımız insanların (halkımın, milletimin, insanlığın) yararına çalışmak, kişisel yararımız uğruna millete zarar verecek girişimlerden kaçınabilme iradesine sahip olmak gerektiğine ve bunun da eğitimle kazandırılacağına inanıyoruz.


Prof. Dr. Selahiddin ÖĞÜLMÜŞ
Eğitim Danışmanı